HASTALIĞINDA DA BERABERDİK’
Reha Muhtarın arkadaşı Gazeteci Celal Kazdağlı, "Hepimizin başı sağ olsun. Bizim için, gazeteci olmanın ötesinde çok yakın bir arkadaşlığımız da vardı. Beraber üniversiteye başladık, 1978'de beraber bitirdik. Can Dündar, pek çok arkadaşımız beraberdik. Birlikte çok zaman geçirdik. Ateş Hattı'nı beraber, TRT'de ilk yayına çıkardık. Sonra İstanbul'a o geldi, ben gelmedim. Ama kopmadı ilişkimiz, daha sonra burada da görüştük. Son hastalığında da beraberdik. Çocukların doğumundan sonra yine beraber olduk. Bir dram yaşadı çocuklarıyla ilgili olarak. Keşke onlar yaşanmasaydı. Ama öyle bir yoldu ve karşılıklı olarak geçirilmiş oldu. Kötü bir dönemdi o son dönem olarak. Ama onun döneminde Türk, medyasına damgasını vuran, kendi stilini kabul ettiren ve toplumun o dönemki dalgasını çok iyi okuyan, yükselişte olan yükselen eğilimini gören ve onun üzerine yayın yapan birisiydi. Ve o dönemde başarılı oldu, damgasını vurdu" dedi.‘O ZORLU SÜREÇTE DAHA FAZLA DAYANAMAZDI’
Seren Serengil, "Türk televizyonlarının haber merkezlerinin ve haberciliğin çok önde gelen entelektüel, son derece kültürlü duayeniydi. Bu ayrı bir şey. Son zamanlarda tabii çok büyük rahatsızlıklar geçirdi. Biz tabii ki aileye yakın birisi olarak, çocuklara yakın birisi olarak bir kısmını paylaşabildik. Hastalığı süresince de hiçbir zaman doktora da gitmek istemezdi. Bütün sağlıklı olma yolundaki koşulları reddetti. Çocukları yanındayken reddetti ama. Bazı haberler çıkıyor, 'çocukları yok diye' değil. Hiçbir zaman istemedi doktora gitmeyi. Bu süreç çocuklar için de, onun için de zorlu bir süreçti. Bundan sonrası için Allah günahlarını affetsin, mekanı cennet olsun. Önemli bir insandı. Hepimiz çok üzgünüz. Hepimize zaman zaman kızardı ederdi ama biz onun son zamanlarda, sizler çok şahit olmadınız, bizler daha çok şahit olduk, o zorlu süreçte daha fazla dayanamazdı. Çocuklara da zaten bakabilecek bir durumu yoktu. Siz bilmiyordunuz ama biz şahittik birçok şeye. Maalesef kaybettik" diye konuştu.‘NUR İÇİNDE YATS