Sinsi. Karizmatik. Her zaman daha fazlasına aç. Dişlerini göstererek gülümseyen ama gözleriyle paranızı sayan o adamlardan biri. Altı ay içinde Selin, nakit paraya sıkışmadığı sürece uğramaz oldu. Sekizinci ayda bana “baskıcı” demeye başladı. Onuncu ayda ise, “eğer sağlığın kötüleşirse işleri yönetmeme yardım etmen için” diyerek bana “rutin evraklar” imzalatmak istedi.
Hiçbir şey imzalamamıştım.
Ancak o gece, bir kamyon kırmızı ışıkta geçip benim sedan arabamı alüminyum folyo gibi katladıktan sonra hastanede uyandım ve kızımın; evimi satışa çıkarmak, arabamı devretmek ve emeklilik hesabım sandığı parayı boşaltmak için sahte belgeler düzenlediğini öğrendim.
Selin, şimdi daha sert bir sesle sordu: “Tam olarak neyi unutmuşum?”
“Her şeyin aslında kimin üzerine kayıtlı olduğunu kontrol etmeliydin.”
Sessizlik.
Sonra Volkan telefonu kaptı. “İhtiyar, dram yapmayı kes. Satış bitti. Alıcılar pazartesi günü taşınıyor. Selin, ömrünü sana bakıcılık yaparak harcamaktan daha iyisini hak ediyor.”
Gözlerimi kapattım.