5- Bu noktada işi ciddiye almayan: Kendini disipline etmeyen bir insanın kalbine her bakışında birer kara lekenin sürüldüğü unutulmamalı. Kalbin her gün yara alması kadar kişiyi takva konusunda zayıf düşürücü bir hal düşünülemez. Bu durumda yara alan kalbin direniş gücünün de zayıflayacağını ve daha önce hassasiyet gösterilen konularda (mesela namazı dosdoğru kılma konusunda) da gerileme içine gireceğini söyleyebiliriz. Çünkü bunların hepsi birbirine bağlıdır.
6- Unutkanlık verir: Zina yapanlarda daha çok görülür. Cinselliğin yanlış kullanımı ve karşı cinse bakma insanın hafızasını, dikkatini tahrip eder. Hafıza uzmanları günümüzde unutkanlığın ve hafıza zayıflığının artmasını yirminci yüzyılın bir hediyesi olarak dile getiriyorlar. Onlara göre beynin çalışma akışının bloke edilmesi, fazla televizyon seyretme, kontrolsüz hayaller kurma gibi şeylerden dolayı beyin kapasitesinin zayıflatılması ve sistemsiz düşünme alışkanlığı gibi etkenler insanlarda unutkanlığa sebep oluyor.
7- Sektör haline gelmesi kapanmaz yaralar açar: Fuhşun topluma getirdiği zararlardan biri de fuhuş için oluşturulan mekânlardır. Artan dejenerasyonla doğru orantılı olarak fuhuş mekânları da artmakta, bu da toplumun ahlaki çöküşünü hızlandırmaktadır. Çocuk denilecek yaştaki insanlar buraları doldurmakta, aile bağları zedelenmekte, bu yüzden sadakatsizlik ve vefasızlık sürekli artmaktadır.