“Sonra da haklı çıkmış,” dedi memur. “Parayı aslında adamın arkasında duran başka biri almış. Kızınız bunu fark edip durumu çözmüş. Ama asıl mesele bu değil.”
İçimdeki gerginlik yerini karışık bir meraka bırakmıştı. “Asıl mesele ne?”
Memur bu sefer biraz daha yumuşak bir sesle konuştu. “O kişi kaçmaya çalışırken düşmüş ve yaralanmış. Kalabalık hâlâ bağırıp çağırıyordu. Kızınız ise herkesin aksine o kişiye yardım etmeye çalışmış. Ambulans gelene kadar yanında kalmış.”
Bir an ne diyeceğimi bilemedim.
“Yani…” dedim, “kızım birine yardım ettiği için mi buradasınız?”
Memur hafifçe gülümsedi. “Kısmen. Ama asıl sebep şu…”
Elindeki küçük not defterine baktı, sonra tekrar bana döndü.
“Oradaki herkes sizin kızınızdan bahsediyordu. ‘Genç bir kız olmasa olay büyüyecekti’ dediler. ‘O olmasaydı masum birine suç atılacaktı’ dediler.”
Göğsümde bir şeyler kabardı