Uzmanlar uyardı! 7 büyüklüğüne kadar deprem riski varUzmanlar uyardı! 7 büyüklüğüne kadar deprem riski var TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Afyonkarahisar İl Temsilciliğinden yapılan açıklamada, 6 Şubat 2023 tarihinde dokuz saat arayla meydana gelen, merkez üsleri Kahramanmaraş İline bağlı Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan, 7,7 ve 7,6 büyüklüklerindeki iki depremin üzerinden 2 yıl geçtiği belirtildi.
Uzmanlar uyardı! 7 büyüklüğüne kadar deprem riski var
Meydana gelen depremlerin başta Kahramanmaraş ve Hatay olmak üzere Diyarbakır, Adana ve Elazığ üçgeni içerisinde 11 ilde etkili olduğu, deprem sırasında maalesef on binlerce vatandaşın hayata veda ettiği vurgulanan açıklamada, “Hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyoruz. Deprem, yeryuvarının yaşanabilir bir gezegen olabilmesi için gerekli olan jeolojik süreçlerin kontrolünde olan doğal bir olaydır. İnsanoğlu var olmadan milyarlarca yıl önceden günümüze değin iç ve dış dinamikleri ile uyum içerisinde yaşanabilir bir gezegen olan Dünya’nın doğasını anlamadan onun üzerinde yaşamak isteyen insanoğlu, depremi afete çevirerek onu suçlamaya devam etmektedir.
Asırlardır depremlerin gölgesinde yaşamış, buna rağmen bir daha hiç deprem olmayacakmış gibi gelişi güzel büyümeye devam eden kentlerimiz, büyük depremler ve bedelini ödeyen hayattan koparılan insanlarımız. Tarihsel dönemde de aynı durum, 27 Aralık 1939 Erzincan Depremi (Ms:7.9), 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi (Mw:7,5), 23 Ekim 2011 Van Depremi (Mw:7.2) ve 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremleri (Mw: 7.7 ve 7.6) de aynı durumları hep beraber yaşadık. Yerbilimlerinin en önemli prensibi, ‘Geçmiş Geleceğin Anahtarıdır.’ sözü, geçmişte meydana gelen jeolojik süreçlerin gelecekte de meydana geleceğini söyler, geçmişi araştırarak geleceği öngörebilirsiniz der. Dolayısıyla, deprem ve afet gerçeğini artık hepimizin tereddütsüz olarak önemsemesi ve deprem zararlarını minimuma indirebilmek adına çok disiplinli çalışmaların yapılması en önemli konulardan birisidir. Doğal olan depremdir, doğal olmayan ise afettir. Depremleri önlemek mümkün değildir, ancak zararlarını ortadan kaldırmak veya azaltmak mümkündür ve bizim elimizdedir. Günümüz bilgi düzeyi depremlerin olacağı yerleri ve yaratacakları etkiyi büyük bir doğrulukla tayin etmeye imkân tanımaktadır. Son yaşadığımız Kahramanmaraş depremleri bizlere, kentsel dönüşümün binadan değil zeminden başlaması gerektiğini bir kez daha göstermiştir.” denildi.
Afyonkarahisar özelinde deprem riskinin değerlendirildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Anadolu levhasının, batıya doğru hareket etmesinin sonucu olarak oluşan genişlemeli tektonik rejim Ege Bölgesinin karakteristik özelliğidir. Afyonkarahisar, güneybatı Türkiye’nin genişlemeli tektonik bölgesinde yer almakta olup, Akşehir-Simav Fay Sistemi (ASFS) bölgenin depremselliği yüksek kuşaklarından birisidir. Bu tektonik hat üzerinde değişik tarihlerde çok sayıda yıkıcı deprem meydana gelmiş olup, bu nedenle ASFS’nin güneydoğu ve kuzeybatı bölümleri sismik açıdan rahatlamıştır. Ancak, Akşehir-Simav Fay Sisteminin (ASFS) Çobanlar ve Çukurören arasında kalan bölümden son 1876 yılında yıkıcı deprem meydana gelmiş olup, bu bölge 136 yıldır sismik boşluk özelliğindedir. ASFS’nin tektonik özellikleri nedeniyle bölgede 7 büyüklüğüne kadar deprem oluşma ihtimali vardır. Bu nedenle acil olarak, ASFS üzerinde değişik dönemlerde meydana gelen depremler, ASFS’nin bu bölümündeki fayların kayma hızı ve sismik hareketlerin anlık izlenmesine yönelik çalışmaların yapılması zorunludur.