"BAM KARARI ELBETTE BİR PARTİ KAPATMA KARARI DEĞİLDİR"
Siyaset açısından baktığımızda da gördüğümüz manzara iç açıcı değildir. Bendeniz, üç partisi Anayasa Mahkemesi tarafından, bir partisi de 12 Eylül Darbesi ile kapatılmış; yine bir partisi kapatılmaktan bir oy farkla dönmüş, açılan her davada hakkında siyaset yasağı talep edilmiş bir siyasetçiyim. BAM kararı elbette bir parti kapatma kararı değildir ancak sonuçları itibariyle bir partiyi işlevsiz hale getirmek, içini karıştırmak ve gücünü yok etmek neticesini doğurabilecek bir karardır. Kendi tecrübemle söylemek isterim ki bu tür müdahaleler siyasi partilerden daha çok başta siyaset kurumu olmak üzere kurumların işlevsiz kalmasına ve demokrasinin yolunun kesilmesine sebebiyet verir. Merhum Erbakan Hocamız partimiz her kapatıldığında kimseyi sokağa, taşkınlığa ve vurup kırmaya teşvik etmemiştir. Alınan kararı üzüntüyle karşılar ve büyük davamız yanında bunun nokta kadar değeri yoktur diyerek yoluna devam ederdi. Biz yolumuza devam ettik ve AK Parti ile milletimizin yolunun bizimle olduğuna inandık. Düşe kalka ama dosdoğru yürüdük. AK Partiyi kuran kadro nice darbeler, muhtıralar, yol kesmeler, tehditler ve kumpaslara rağmen yıllardır milletin güvenini taşıyor. Yine bu kadro, önüne kurulan barikatları tekme tokatla yıkmak yerine zaman içerisinde hukuk ve sabırla milletimize güvenerek yoluna devam ediyor. “Muhtar bile olamaz!” çığlıklarının atıldığı günden bugüne geldiğimizde, hukuka ve aziz milletimize güvenimiz neticesinde de bugün 11 yıl kesintisiz Başbakanlık, 12 yıldır da kesintisiz Cumhurbaşkanlığı görevi yapan bir liderimiz ve milletimizin gönül tahtında olan AK Partimiz var."