Babaannem soğana hep karanfil sokardı — küçüklüğümden beri “aman sakın atma, karanfili içine batır” derdi. Uzun süre şakadır, adet böyle demiştik; sonra bir gün nedenini sordum. Cevabı basit ama şaşırtıcıydı: “Hem bozulmasın, hem de mis gibi koksun.” Ben de denedim. Sonucu görünce siz de hemen yapacaksınız.
İşte olanlar: normalde birkaç hafta içinde filizlenen veya yumuşayan soğanlar, karanfille birlikte çok daha geç bozuldu. Dolap ve kiler kokusu değişti — ağır, keskin soğan kokusu yerini hafif, sıcak baharat notasına bıraktı. Üstelik mutfakta sinek, karınca gibi küçük haşerelerin görünümü azaldı. Babaannemin yöntemi hem pratik hem masrafsız; birkaç tane karanfil, fazla uğraştırmıyor.
Neden işe yarıyor olabilir? Karanfilin içindeki eugenol denilen doğal bileşik antibakteriyel ve böcek uzaklaştırıcı özellikleriyle bilinir. Soğanın etrafındaki mikroçevre değişince mantar ve bakteri gelişimi yavaşlayabilir; ayrıca karanfilin kokusu haşereleri caydırır. Elbette mucize beklemeyin — ama evde küçük bir fark yaratıyor.
Nasıl yapılıyor?
Sert, sağlam kabuklu soğanlar seçin.
Soğanın kabuğunu soymadan, birkaç karanfil (3–6 tane) kabuğun altından veya soğanın et kısmına hafifçe batırın. (Bıçakla küçük bir delik açıp yerine karanfili yerleştirmek daha sağlam olur.)
Soğanları havadar, kuru ve karanlık bir yerde saklayın; plastik poşet içine koymayın — nem mantar yapar.
İsterseniz karanfilleri küçük tül torbaya koyup soğanların yanına asmak da işe yarar.
Püf noktaları: çok nemli ortamlarda karanfil deforme olabilir; mantar riski varsa soğanları kontrol edin. Karanfilin yoğun aroması bazı yemeklerde hafifçe hissedilebilir — istemezseniz pişirmeden önce çıkarın ya da bütün soğanları yemeklere bütün halde atıp pişerken aroma verdirin.
Babaannemin küçük sırrı hem ekonomik hem doğal. Bir deneyin; soğan dolabınızın değiştiğini, kokunun yumuşadığını ve belki bir-iki hafta daha fazla dayanacağını göreceksiniz. Sonra bana teşekkür edersiniz — ve muhtemelen siz de “bunu bana babaannem öğretmişti” diyeceksiniz.