Poşetin içinden ilk bakışta sıradan görünen eski bir dosya, sararmış birkaç fotoğraf ve kırmızı kurdeleyle bağlanmış kalın bir mektup çıktı..............................................
Fotoğraflardan birinde babam gençti. Üzerinde üniversite forması vardı. Yanında ise annem gülümsüyordu. Arkalarına büyük harflerle "İnşaat Mühendisliği Fakültesi" yazılmıştı. Bir başka fotoğrafta ise annem hamileydi. Babam karnına elini koymuş, gözlerinin içi gülüyordu. O ana kadar onların gerçekten mutlu bir çift olduklarını hiç hayal etmemiştim.
O cümleyi defalarca okudum.
Eğer bu mektubu okuyorsan seni kucağıma almayalı uzun yıllar geçmiş demektir. Sana sırtımı dönmedim. Seni her gün özledim. Ama seni hasta bir annenin yavaş yavaş eriyişine şahit etmek istemedim. Baban bana öfkeliydi ama seni korumak için haklı olduğunu düşündüm. Eğer bir gün bana kızarsan buna hakkın var. Ama lütfen babanı suçlama. O hayatı boyunca sadece seni mutlu etmeye çalıştı."
Annem Süt Almaya Diye Evden Çıktı ve Bir Daha Geri Dönmedi
Üzerine, maddi imkânsızlıklar yüzünden eğitimini bırakmak zorunda kalan gençlere burs sağlayan küçük bir vakıf kurdum.