Türkiye ile Azerbaycan’ın 2021’de Şuşa Beyannamesi’ni imzalayarak ilişkilerini resmen müttefiklik düzeyine çıkardığını hatırlatan Aliyev, şöyle devam etti:
“İsrail de Azerbaycan için dost ülkedir ve bu dostluk uzun yıllar boyunca çeşitli zor durumlarda kendini göstermiştir. Dolayısıyla bu iki ülke arasındaki anlaşmazlıklardan rahatsızız. Azerbaycan, Türkiye ile İsrail arasında ilk uzlaşmaya arabuluculuk yaptı. İlk kriz döneminde iki ülkenin tutumlarının birbirine yakınlaştırılmasında aktif rol oynadık. Bunlar kapalı kapılar arkasında yapılıyordu ve bunu duyurmadık. O zaman kardeşimiz ve müttefikimiz Türkiye ile dost ülkemiz İsrail arasındaki ilişkiler yeniden kurulmalıydı”
Aliyev, şimdi yeni dejavu ile karşı karşıya olduklarını söyleyerek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Yardımcı olmamız için elimizden geleni yapacağız. Şimdiki aşamada bundan fazlasını söylemem doğru olmaz. Türkiye ile İsrail arasındaki ilk arabuluculuğumuzda açıklama yapmadık. Bugün de benzer süreçler devam ediyor. Sürecin normalleşmesini ümit ediyoruz. (Türkiye ile İsrail) İlişkilerinin kötü olması sadece kendileri için değil, bizim için de dünya için de kötüdür. Bu süreç (Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleşmesi) durmamalıdır ve Azerbaycan, burada arabuluculuk yapmak için elinden geleni yapıyor” Ermenistan’la yürütülen barış sürecine değinen Aliyev, Ermenistan’ın bugüne kadar yürüttüğü politikaların Güney Kafkasya’nın gelişimine engel oluşturduğunu ifade etti. Aliyev, Gürcistan ile Azerbaycan’ın enerji, ulaşım, yatırım ve diğer alanlarda her iki ülkeye avantajlar sağlayan işbirliği geliştirdiğini, Ermenistan’ın ise işgal ve saldırılar sonucu kendisini tüm bunlardan mahrum bıraktığını ve transit ülkeye dönüşemediğini kaydetti.
Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaşa da işaret eden Aliyev, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini desteklediklerini ve destekleyeceklerini bildirdi.