Beni "Evde kokuyorsun" diyerek

70 yaşındaydım. Kırk yıllık hayat arkadaşımı, kocamı toprağa verdikten sonra bu koca dünyada tek başıma kalmıştım. Başka çarem olmadığı için biricik oğlum Emre’nin ve gelinim Melis’in evine taşınmak zorunda kaldım. Evlerine ilk adım attığım gün, Melis’in o soğuk ve küçümseyen bakışlarını hiç unutmam. O, gösterişli hayatı, marka kıyafetleri ve pahalı parfümleri seven genç bir kadındı. Ben ise elleri nasırlı, ömrü mutfakta ve tarlalarda geçmiş yaşlı bir anneydim. Onun o tertemiz, lüks evinde adeta fazlalık gibiydim. Bir köşede sessizce oturur, onlara yük olmamak için sabahtan akşama kadar evi temizler, en sevdikleri yemekleri yapardım.
Reklamlar