Ama asıl sarsıcı olan babamla ilgiliydi.
Babam annemi terk etmemişti.
Tam tersine, annem hastalandığında yanında kalmış, hastane koridorlarında sabahlamıştı. Ben doğduktan sonra da bizimle yaşamıştı. Ancak annemin ölümünden sonra büyük bir yıkım yaşamış, psikolojik olarak çökmüştü. Büyükannem, beni istikrarsız bir hayatın içine çekmemek için babamı uzaklaştırmaya karar vermişti. Onu kötü biri olarak anlatmasının sebebi buydu.
“Baban seni hiç terk etmedi,” diyordu mektupta. “Onu uzaklaştıran bendim. Çünkü seni korumak istedim. Belki hata yaptım. Ama o seni her zaman sevdi.”
Mektubun sonunda bir adres ve bir isim vardı.
Babamın adı.
Gözyaşlarım kâğıdın üzerine damladı. Yıllarca içimde taşıdığım boşluk bir anda şekil değiştirmişti. Öfke, şaşkınlık, özlem… Hepsi birbirine karıştı. Büyükanneme kızmalı mıydım? Yoksa beni korumak için yaptığı fedakârlığı mı görmeliydim?
O gece uyuyamadım. Sabah olduğunda kararımı vermiştim.
Adrese gittim.
Kapıyı orta yaşlı, yorgun bakışlı bir adam açtı. Gözleri… gözleri benimkilerle aynıydı. İkimiz de bir an konuşamadık. Sonra titrek bir sesle adımı söyledim.
Adamın yüzü çözüldü. Gözleri doldu.
“Yıllardır bu anı bekledim,” dedi.
Saatlerce konuştuk. Fotoğraflar gösterdi. Annemin hamilelik dönemine ait görüntüler, doğduğum gün çekilmiş bir kare… Kucağında beni tutuyordu. Terk edilmiş bir çocuk değildim. Sevilmiştim.
Büyükannem yalan söylemişti, evet. Ama o yalanın içinde korku ve koruma vardı. Yanlış bir karar vermişti belki ama niyeti sevgiydi.
Düğün günü geldiğinde büyükannemin gelinliğini giydim. Aynaya baktığımda yalnız olmadığımı hissettim. Yanımda onun hatırası, kalbimde annemin sevgisi ve salonda ilk sırada oturan babam vardı.
Nikâh memuru soruyu sorduğunda gözlerim doldu. Çünkü artık geçmişim bir sır değildi. Eksik bir hikâye değildi.
Tören bitince babam yanıma geldi. “Annen seni böyle görmek isterdi,” dedi.
O an anladım.
Bazen bizi korumak için söylenen yalanlar, yıllar sonra gerçeğin kapısını açar. Önemli olan, o kapıyı cesaretle aralamaktır.
Ben o kapıyı açtım.
Ve o gün sadece evlenmedim — ailemin yarım kalan hikâyesini de tamamladım