Çocuk” dediğinde göğsüm sıkıştı. Torunum dememişti, Selin dememişti. Sadece bir çocuk. Yine de canımı yaktı ama anladım; utancından çıkarabildiği tek kelime buydu.
Kapı zili tekrar çaldı. Burak kısa süreliğine ayrıldı ve elinde deri bir çanta taşıyan uzun boylu bir kadınla döndü. Kadın kendini Avukat Ayla Aras olarak tanıttı. İfadesi sakin ve profesyoneldi; ne meraklı ne de dramatikti, bu da her şeyin daha ciddi olduğunu hissettiriyordu.
Buket sinir bozucu bir kahkaha attı. “Bu saçmalık. Filmde miyiz?”
Ayla Hanım çantasını kenara bıraktı. “Hayır, Buket Hanım. Filmlerde insanlar kanıtsız hareket eder. Burak Bey her şeyi belgelendirdi.”
İşte o an Burak‘ın bu yükü ne kadar süredir tek başına taşıdığını anladım.