Bu yıkanmanın şeklini de Hz. Peygamber (asm) kendi tatbikatıyla bize öğretmiştir. Guslün daha çok manevî bir temizleme aracı olduğu unutulmamalıdır. Çünkü vücudumuzun herhangi bir yerinde görünür bir pislik veya kir-pas olmasa bile cünüb olan kimsenin ibadetlerini yerine getirebilmesi için mutlaka gusletmesi gerekir.
Ayrıca gerekli şartları yerine getirilmeyen yıkanma, ne kadar itinalı yapılırsa yapılsın guslün yerine geçmez ve bununla cünüblükten kurtulmak mümkün olmaz. Cünüb olan kimse ilk fırsatta gusletmeye çalışmalıdır. Bu durumda ancak, içinde bulunduğu namaz vaktinin çıkmasına kadar müsaade vardır; daha fazla geciktirmesi günâh kazanmasına sebep olur.
Gusletmeyi namaz vaktine kadar geciktirmek uygun değildir.Gudayf b. Haris (ra) şöyle demiştir: “Âişe’ye (ra): Ne dersin? “Resûlullah (asm) cünüplükten dolayı, gecenin başında mı, yoksa sonunda mı yıkanırdı?” dedim.”Bazen başında bazen de sonunda guslederdi” dedi.Allahu Ekber… Genişlik (kolaylık) veren Allah’a hamd olsun, dedim. (Nesâî, tahâre 140, 141, gusl b; Ahmed b. Hanbel.Vl, 47)