Albay başını ona doğru çevirmedi bile. Klasörü sadece bana doğru uzatılmış ve şöyle dedi:
“Bayan Karahan, sürecin eskortluk görünümü buradan ayrılmadan önce, görüşmelerin huzurunda sağlanacağı son bir imza kaldı…”
Albay başını ona doğru çevirmedi bile. Klasörü sadece bana doğru uzatılmış ve şöyle dedi:
“Bayan Karahan, sürecin eskortluk görünümü buradan ayrılmadan önce, görüşmelerin huzurunda sağlanacağı son bir imza kaldı…”
A”Bahçe kapısının önü öyle ağır bir sessizliğe gömüldü ki, ciplerin motor sesleri bile soğuk sabah havasında boğulmuş gibiydi. Siyah klasörü yavaşça elime aldım. Garajda geçirdiğim o buz gibi geceden dolayı parmaklarım hala kaskatıydı. Kıyafetlerime rutubetli beton ve benzin kokusu sinmişti; ailemin bakışları ise ensemde adeta bir kor gibi yanıyordu.
Sonra klasörü açtım. İlk sayfada Milli Savunma Bakanlığı’nın resmi mührü vardı. İkinci sayfada ise bir rakam yazılıydı. Bir saniyeliğine nefes almayı unuttum.
Annem yavaşça merdivenlerden aşağı indi. “Yirmi sekiz milyar… beş yüz milyon mu?” Sesi titriyordu. Ama duygudan değil, hesaptan kitaptan. Her zaman yaptıkları o çıkarcı hesaplardan.
Arkamda ise ailem, daha önce hayatlarında hiç şahit olmadıkları bir şeyi izliyordu. Onların sadece bir ayak bağı, bir zahmet olarak gördükleri yasım, aslında devasa bir başarı doğurmuştu.
Selin merdivenden bir basamak daha indi. “Ama… Sen garajda uyuyordun…”
“Çünkü Deniz şehit olduktan sonra hiçbiriniz bana bir kez bile ‘Nasılsın?’ diye sormadınız.”
Albay’ın neden şahitler huzurunda bu işlemi yapmak istediğini işte o an anladım. Sadece imza için değil, bunun içindi. Bundan sonra ne olacağını kulaklarıyla resmi olarak duymaları için.
Ve Albay Tayfun ilk kez hafifçe gülümsedi.
Doktorlar Sabahları Haşlanmış Yumurta...
Yürekleri yakan hadise maalesef...
Türkiye Geneli İçin...