"Hayatım boyunca unutamayacağım

Çünkü Emir bana lüks arabalar, mücevherler ya da büyük bir ev vermemişti sadece.

Bana güven vermişti.

Ben de ona parayla satın alınamayacak tek şeyi vermiştim:

Gerçek bir aile.

Yıllar sonra bir akşam deniz kenarında yan yana otururken Emir elimi tuttu.

“Beni hâlâ seviyor musun?” diye sordu.

Gülerek başımı omzuna yasladım.

“İlk günkü gibi.”

“İlk gün beni zengin sanmıyordun.”

“Şimdi de zengin olduğunu düşünmüyorum.”

Kaşlarını kaldırdı.

“Neden?”

“Çünkü senin en büyük servetin para değil.”

“Ne?”

Elini sıktım.

“Sevdiğin insanların hâlâ yanında olması.”

Emir sustu.

Sonra alnımdan öptü.

O gece gökyüzünde yıldızlar vardı.

Ben ise şunu düşündüm:

İnsan bazen hayatının aşkını bir sarayda bulur, bazen küçük bir kafede...

Ama gerçek zenginlik, sahip olduğun şeylerin büyüklüğünde değil, kalbinde yer verdiğin insanların hayatını güzelleştirebilme gücündedir.

Ben bir milyonerle evlenmiştim.

Ama yıllar sonra anladım ki, aslında servetle değil, iyi bir kalple evlenmişim.
Reklamlar