Modern diyet trendlerinin peşinden koşan milyonlarca kişi, asırlık bir gerçeği gözden kaçırıyor: Kalıcı zayıflamanın anahtarı yüzyıllar önce İbni Sina tarafından verildi. Orta Çağ’ın büyük tıp bilginlerinden İbni Sina, yalnızca hastalıkları değil, yaşam biçimlerini de inceleyerek sağlıklı bir bedenin formülünü ortaya koymuştu. Onun önerileri, bugün yeniden keşfediliyor ve doğal, sürdürülebilir kilo kontrolü arayanlara yol gösteriyor. Kilo verme yöntemleri yıllar içinde değişse de, kalıcı sonuçlar arayanlar için çözüm yüzyıllar öncesinden geliyor. Tıbbın öncülerinden İbni Sina, kalıcı zayıflamanın formülünü yüzyıllar önce açıklamıştı. Peki, kilo vermenin en etkili yolu ne? İşte İbni Sina’nın ‘ElKanun fi’tTıbb’ kitabındaki gizli reçetesi.
İbn-i Sina’nın en çok bilinen eseri El-Kanun fi’t-Tıbb’ta yer verdiği bilgilere göre, kalıcı kilo kontrolü için öncelikli şart, sindirim sistemini zorlamayan, sade ve ölçülü bir beslenme düzeni. Ancak bir püf noktası daha var.
ASLINDA ASIRLAR ÖNCE PAYLAŞMIŞ: İbni Sina’nın sağlıklı yaşam önerileri arasında öne çıkan bitkilerden biri de dağ kekiğidir. Ona göre bu bitki yalnızca mideyi rahatlatmakla kalmıyor, aynı zamanda vücudu arındırmaya da yardımcı oluyor. Özellikle fazla yağ ve ödemin atılması konusunda etkili olduğuna inanılıyor.
PEKİ DAĞ KEKİĞİ ÇAUI NASIL HAZIRLANIR?: Bir su bardağı kaynar suyun içerisine yaklaşık bir yemek kaşığı kurutulmuş dağ kekiği eklenir. Bu karışım 5-6 dakika kadar demlendikten sonra süzülür. İsteğe bağlı olarak birkaç damla limon sıkılarak tatlandırılabilir. Günde bir bardak tüketilmesi önerilen bu doğal çay, hem metabolizmanın daha düzenli çalışmasına katkı sağlar hem de vücudu hafifletir.
BOL SU-DENGELİ YAŞAM: İbn-i Sina, su tüketiminin sağlık üzerindeki etkilerini yüzyıllar öncesinden fark etmiş ve bu konuda oldukça dikkat çekici uyarılarda bulunmuştu. Ona göre, suyun nasıl ve ne zaman içildiği, en az ne kadar içildiği kadar önemliydi. Özellikle yemeklerden hemen önce veya hemen sonra su tüketmenin mideyi zorlayabileceğini, sindirimi yavaşlatarak rahatsızlık verebileceğini belirtmişti. Bu nedenle suyun öğünlerden en az yarım saat önce ya da sonra tüketilmesi gerektiğini savunuyordu. (yenisafak.com)