Ben de oğlum atış yaparken birkaç fotoğraf ve videosunu çektim. Bundaki kastım hatıra olarak kalmasıydı ve hevesini kırmaktı. Fotoğrafları daha sonra WhatsApp üzerinden oğlum İsa’ya gönderdim. Emniyetten öğrendiğime göre oğlum söz konusu fotoğrafları arkadaşlarına göstermiş, arkadaşları hayretle karşılamış. * Benim sürekli silahlar, mermiler, şarjörler dolu vaziyette bir arada bulunmaz. Oğlum gördüğü bir şeyi unutmaz. Silahların ve mermilerin muhafaza edildiği Maraş sandıklarının iç düğmesi vardır. Söz konusu düğmeye temas edildiği anda sandıklar açılır.
* Çocuğum sürekli bilgisayar ve cep telefonuyla meşgul olduğu için merak edip kontrol etmek istedim ancak oğlum bana şifreleri vermedi, yani zararlı içeriklerden etkilebileceğini düşünerek kontrol etmek istemişti.
* Oğlum cep telefonu ve bilgisayardan oyun oynarken bir taraftan İngilizce konuşurdu ancak ben kendisinin ne konuştuğunu anlamazdım. * Oğlum interaktif (konuşmalı/çevrimiçi) oyunlar oynardı. Odasına girdiğimde ise her şeyi kapatırdı, bir şey göstermek istemezdi. Biz de bu nedenle bu zamana kadar olumsuz bir durumunu tespit edemedik.
‘Öğretmenlerine veya öğrencilere karşı olumsuz hissiyatı olduğunu fark etmedim’
* Olay günü ve olaydan önce bir tartışmamız olmadı. Oğlumun dakikası dakikasını tutmazdı. Oğlumun duygu durumu sürekli değişkenlik gösterirdi. Oğlumun daha öncesinde rehber öğretmeniyle görüşmüştük.
* Oğlum sınavlardan düşük not aldığı zaman agresif hareketler sergilerdi ancak oğlumun öğretmenlerine veya öğrencilere karşı herhangi bir olumsuz hissiyatı olduğunu fark etmedim. * Hatta zaman zaman okulda sana zorbalık yapan, sen hor gören arkadaş ya da öğretmeni oldup olmadığını sorardım. Ancak kendisi bana “Hayır öyle bir şey yok” derdi.
* Oğlumun zaten arkadaş çevresi çok kısıtlıydı. Oğlum İsa toplam sekiz senede üç yıl okula gidebildi çünkü eğitim döneminin bir kısmı pandemi, bir kısmı deprem dönemine denk geldi.
Kaynak : diken.com.tr