Sokakta Bulduğum Engelli İkizleri Evlat Edindim
41 yaşındayım ve on iki yıl önce hayatım sonsuza dek değişti. Her zamanki gibi sabahın erken saatlerinde çöp toplama işimde çalışıyordum.
Sokakta Bulduğum Engelli İkizleri Evlat Edindim
41 yaşındayım ve on iki yıl önce hayatım sonsuza dek değişti. Her zamanki gibi sabahın erken saatlerinde çöp toplama işimde çalışıyordum.
Eşim Kemal yeni bir ameliyat geçirmişti, bu yüzden onun kahvaltısını hazırlayıp pansumanını yaptıktan sonra buz gibi havada yollara düşmüştüm. Ancak o sabah, kaldırımın tam ortasında sahipsiz bir bebek arabası gördüm.
İçinde, soğuktan nefesleri minik buhar bulutlarına dönüşmüş, battaniyelere sımsıkı sarılı, yaklaşık altı aylık iki kız bebek vardı. Hangi vicdansız böyle minicik bebekleri ölüme terk edebilirdi ki?
Telefonda konuştuğum yetkili yanımıza yaklaştı. "Ayşe Hanım," dedi gözleri parlayarak. "Kızlarınızın arkalarından ne işler çevirdiğini, aylardır neyin üzerinde çalıştıklarını gerçekten bilmiyor musunuz?" Sadece başımı iki yana sallayabildim.
Adam dev ekrandaki sunumu işaret etti. Ekranda "Sesimiz" adında bir proje vardı. "Elif ve Zeynep," diye devam etti yetkili, "Aylardır okulun robotik laboratuvarında gizlice kodlama yapıyorlarmış. İşitme ve konuşma engelliler için dünya çapında devrim niteliğinde bir cihaz icat ettiler. Özel mikrosensörlerle donatılmış bu akıllı eldivenler, işaret dilini anında ve kusursuz bir şekilde eşzamanlı olarak sese çeviriyor. Karşı tarafın söylediği kelimeleri ise taktıkları bu özel gözlüğün camına yazı olarak yansıtıyor. Ve bu projeyle, Uluslararası Genç İnovatörler Yarışması'nda dünya birincisi oldular!"
Nefesim kesilmişti. Duyduklarımı beynim algılamakta zorlanıyordu. Tam o sırada Zeynep bir adım öne çıktı. Ellerindeki o siyah, şık eldivenlerle işaret diliyle bir şeyler anlatmaya başladı. Ve mucize o an gerçekleşti. Eldivenin bağlı olduğu hoparlörden, Zeynep'in ellerinin hareketi yumuşak, sıcak ve tamamen gerçekçi bir insan sesine dönüşerek tüm salonda yankılandı:
"Annem, 12 yıl önce bizi o dondurucu soğukta, bir kaldırım köşesinde bulduğunda sadece 6 aylıktık. Biyolojik ailemiz engelli olduğumuz için bizi çöpe atmıştı. Ama annem ve babam bizi o çöpten alıp başlarının tacı yaptılar. Annem bizim karnımızı doyurabilmek için yıllarca sokaklarda çöp topladı, elleri nasır tuttu. Babam hasta yatağında bile bize pes etmemeyi öğretti. Bu cihazı icat ettik çünkü artık annemin bizimle konuşmaya çalışırken işini yarım bırakmasını, insanların bize acıyarak bakmasını istemiyorduk. Bu ödülü anneme ve babama armağan ediyoruz. Bizi duyduğunuz için teşekkür ederiz."
Vakıf yetkilisi bana dönüp o dev çeki uzattı. "Ayşe Hanım," dedi titreyen bir sesle. "Bu icat, kızlarınıza sadece yurt dışında tam kapsamlı bir üniversite bursu kazandırmakla kalmadı. Aynı zamanda uluslararası bir teknoloji firmasından patent hakları için 10 Milyon Lira yatırım aldı. Artık o soğuk kış sabahlarında çöp toplamak zorunda değilsiniz. Eşinizin ameliyat borçlarını düşünmek zorunda değilsiniz. Siz bu çocukların hayatını kurtardınız, onlar da bugün sizin hayatınızı..."