kolyeyi boynunda gördüm dünyam yıkıldı.

Annem gençliğinde bir bebek doğurmuştu. Muhtemelen evlilik dışıydı. O dönemde bu büyük bir skandaldı. Bebeği vermiş, hayatına devam etmişti. Sonra babamla evlenmiş, beni doğurmuştu. Ama ilk kızını hiçbir zaman tamamen bırakmamıştı.

Kolye… iki kızını da simgeliyordu.

Birini yanında büyütmüş, diğerini kalbinde taşımıştı.

Ölürken kolyeyi benimle birlikte göm demesi… belki de sırrının onunla gitmesini istemesindendi. Ama kader başka bir plan yapmıştı. Yıllar sonra o ilk kızın torunu, benim oğlumun hayatına girmişti.

Sedef’in gözlerinden yaş süzüldü. “Ben ailemi aramak istemiştim,” dedi. “Ama korktum. Reddedilmekten korktum.”

Elini tuttum.

“Sen zaten ailendesin,” dedim titrek ama kararlı bir sesle.

Furkan şaşkınlıkla, “Yani… biz akraba mıyız?” diye sordu.

Başımı salladım. “Hayır. Sedef annemin diğer kızının torunuysa, kan bağı sizin aranızda engel değil. Ama o… benim annemin kanı.”

Sedef hıçkırarak ağlamaya başladı. Ben de ona sarıldım. O an içimdeki korku, yerini tuhaf bir huzura bıraktı.
Reklamlar