On dört yıldır kayıptı

Elif, 1990 yılının yaz aylarında ortadan kaybolmuştu. O sırada henüz sekiz yaşındaydı. Bir öğleden sonra arkadaşlarıyla oynamak için dışarı çıkmış ve bir daha geri dönmemişti.

Aile yıllarca onu aramıştı.

Polis soruşturmaları yürütülmüş, afişler hazırlanmış, televizyon programlarına çıkılmıştı.

Ancak hiçbir sonuç alınamamıştı.

Zamanla dosya soğumuş, insanlar umutlarını kaybetmişti.

Ama annesi hiçbir zaman vazgeçmemişti.

Her doğum gününde kızının odasını temizliyor, bir gün geri döneceğine inanıyordu.

Şimdi ise yıllardır aranan kıza ait olduğu düşünülen eşyalar büyükbabasının yatağının altından çıkmıştı.

Haberi duyan aile üyeleri kısa sürede eve toplandı.

Annesi kutuyu gördüğü anda gözyaşlarına boğuldu.

Kutudaki saç tokasının Elif’in en sevdiği toka olduğunu söyledi.

O sırada odadaki sessizlik dayanılmaz hale gelmişti.

Kimse konuşamıyordu.

Kimsenin aklı bu ihtimali kabul etmek istemiyordu.

Eşyalar neden yıllarca burada saklanmıştı?

Büyükbaba neden hiç kimseye bundan bahsetmemişti?

Kutunun yatağın altında ne işi vardı?

Sorular peş peşe geliyordu.

Durum polise bildirildi.

Kutudaki eşyalar incelemeye alındı.

Eski dosya yeniden açıldı.

Kasaba kısa sürede bu gelişmeyle çalkalanmaya başladı.

Yıllardır kapanmış olduğu düşünülen sır, yeniden gün yüzüne çıkmıştı.

Gökhan ise günler boyunca uyuyamadı.

Çünkü çocukluğundan beri büyükbabasını sevgi dolu, sakin ve saygı duyulan bir insan olarak tanımıştı.
Reklamlar