— Anne, şimdi hepsini siliyoruz, eve gidelim, olay çıkarma, — diye araya girdi oğlu.
Ama yaşlı kadın daha hızlıydı. Gelinin elindeki telefonu öyle ani bir hareketle kaptı ki kadın ne olduğunu anlayamadı bile.
— Sakın deneme, — dedi alçak ama kararlı bir sesle.
Torun ilk kez gülümsemeyi bıraktı.
— Babaanne, ciddi değilsin…
— Terbiyesiz oğlun hak ettiğini bulacak, — dedi gelinine bakarak. — Onu böyle yetiştirdiğin için sen de pişman olacaksın. Gerçi o sadece senin gibi biri olarak büyüdü.
Oğlu bir adım öne çıktı.
— Anne, abartıyorsun. Biz aileyiz.
— Aile, yüzme bilmeyen ve sudan korkan birini suya itmez, — diye karşılık verdi.
Dimdik durdu. Sanki su sadece üzerindeki çamuru değil, korkusunu da yıkayıp götürmüştü.
— Yarın evimi boşaltacaksınız. Artık size maddi destek olmayacağım. Paranınız olmaması umurumda değil. Yetişkinsiniz. Yaptıklarınızın sorumluluğunu öğrenin.
Artık kimse gülmüyordu.
— Bana böyle davrandığınız için çok pişman olacaksınız, — dedi sakin ama kesin bir sesle.
Uzakta polis sirenlerinin sesi duyulmaya başlamıştı.