Otuz yıl önce, burnunda nadir bulunan martı kanadı şeklinde bir doğum lekesiyle doğan bebeğini kaybeden Leyla, bu acıyı kalbinin en derinlerine gömer. Ancak yıllar sonra torunu doğduğunda, bebeğin yüzündeki o birebir aynı lekeyi görmesiyle dünyası altüst olur. Bu benzerlik sadece bir genetik tesadüf müdür, yoksa hayatın gidenlerin ardından sunduğu sessiz bir telafi mi? Leyla’nın şaşkınlık, korku ve nihayetinde huzurla örülü içsel yolculuğu, torunuyla kurduğu bağda anlam bulacaktır.