Kayınvalidenin Kredi Kartı İntikam

Yıllar boyunca annesi Perihan Hanım, kendi imkânlarının çok ötesinde bir hayat sürdü; lüks alışverişler, pahalı kuaförler, şık akşam yemekleri... Hepsinin faturasını ben ödedim. Marka ayakkabılar giyer, el çantaları biriktirir ve akşam yemeklerinde yüzünde bir gülümsemeyle beni eleştirirdi; Arda ise bunu hep geçiştirirdi.

“Anlarsın ya, o işte öyle biri,” derdi.

Bu sırada ben, İstanbul’da yoğun bir reklam ajansı yönetiyor, her şeyi ayakta tutmak için gece geç saatlere kadar çalışıyordum; eve geldiğimde ise sadece sonu gelmez bir para kaynağı muamelesi görüyordum.

Tekrar aradığında açtım; mecburiyetten değil, meraktan.

“Onu rezil ettin,” dedi. “İnsanlar ona bakıyordu.”

“Onun hissettiği, benim hissettiklerimin küçük bir parçası olduğu için memnunum,” diye cevap verdim.

Duraksadı, sonra her zamanki kontrolcü tavrına geri döndü. “Hemen hallet şunu. Bankayı ara. Aileye böyle davranılmaz.”

Dikleştim. “Şunu netleştirelim Arda. Benim kazandığım tek bir kuruşa bile bir daha asla dokunamayacak.”

Ve telefonu kapattım.
Reklamlar