Avukatım masaya kalın bir dosya bıraktı: “Gökhan Bey, müvekkilim Berna Hanım adınıza çocuk ihmali ve tehlikeye atma suçlamasıyla acil koruma ve velayet davası açtı. Ayrıca bu evden derhal tahliye edilmeniz için uzaklaştırma kararı çıkarttık.”
Gökhan öfkeyle köpürdü: “Saçmalık! Berna haftada 60 saat çalışıyor, eve uğramıyor bile! Çocuğa bakan benim!”
Avukatım hafifçe gülümsedi ve dosyayı açtı. İçinde Gökhan’ın Ceyda’ya attığı mesajların dökümleri, Ceyda’nın imzaladığı resmi itiraf tutanağı ve en önemlisi… Gökhan’ın sildiğini sandığı ama ağabeyimin bulut sunucusundan kurtardığı ev içi güvenlik kamerası görüntüleri vardı. Görüntülerde Gökhan’ın gece saat 23:00’te 5 yaşındaki Rüzgar’ı mutfağa bırakıp Ceyda ile odaya kilitlendiği net bir şekilde görülüyordu.
Komiser Murat kelepçeyi çıkarırken Gökhan dizlerinin üzerine çöktü: “Berna lütfen, bir hataydı! Yapma!”
Gözlerinin içine baktım: “Benim yokluğumu körlük sandın Gökhan. Çocuğumu soğuk fayanslarda unutan bir adama bu dünyayı dar edeceğimi hesaplayamadın.”
Gökhan komşuların şaşkın bakışları arasında polis aracına bindirilerek götürüldü.