MİLYARDERİN 9 YIL SONRAKİ PİŞMANLIĞI

Cihan Karadağ, elindeki mektubu adeta akıntıya kapılmış bir adamın tutunduğu can havliyle kavrıyordu. İstanbul’daki ofisinin kusursuz cam duvarları sarsılmaz bir kararlılıkla dururken, buruşmuş kağıt ellerinde hafifçe titriyordu.

Dışarıda şehir, o her zamanki kibriyle parlıyordu: Bitmek bilmeyen çelik ve cam kuleler, caddelerde vızır vızır işleyen sarı taksiler ve sanki zamana hükmediyormuş gibi bir yerlere yetişmeye çalışan insanlar…

Onlarca yıl boyunca Cihan da o insanlardan biri olmuştu.
Reklamlar