Oğlumun bacağı kırıldıktan sonra

Hemşire kapıya yönelirken elimi tuttu. Parmaklarının arasına küçük, katlanmış bir kâğıt sıkıştırdı. Hiçbir şey söylemeden odadan çıktı.

Tuvalete gidiyormuş gibi yapıp kâğıdı açtım.

“YALAN SÖYLÜYOR. SABAH 3’TE KAMERAYI KONTROL EDİN.”

Ellerim titremeye başladı. Murat’a baktım. Oğlumun telefonuyla ilgileniyor, sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu.

O gece eve gitmedim. Hastanenin bekleme salonunda sabahladım. Saat üçe yaklaşırken hemşireyi buldum.

“Lütfen bana ne olduğunu söyleyin,” diye fısıldadım.

Kadın etrafına baktı.

“Size her şeyi anlatamam. Ama hastaneye getirildiğinde oğlunuzun anlattıklarıyla babasının anlattıkları birbirini tutmuyordu. Güvenlik kameralarının incelenmesini istedim.”

“Ne gördünüz?”
Reklamlar