Hemşire cevap vermeden güvenlik görevlisi yanımıza geldi. Elinde bir tablet vardı.
Ekranda hastanenin girişindeki görüntüler açıldı. Murat, Emir’i kucağında taşırken kameraya yakalanmıştı. Ancak görüntünün devamında dikkatimi çeken bir şey vardı: Emir’in bacağı hastaneye getirilmeden önce de hareketsizdi.
Tam o sırada oğlumun odasından bir görevli koşarak geldi.
“Emir uyandı. Annesini istiyor.”
Odaya girdiğimde oğlum gözyaşları içinde bana sarıldı.
“Anne, sana bir şey söylemem gerekiyor.”
Elini tuttum.
“Ne oldu canım?”
Emir derin bir nefes aldı.
“Ben scooter’dan düşmedim. Babamın evinde merdivenlerden düştüm. Bana kimseye anlatmamamı söyledi.”
Dünyam başıma yıkılmıştı. Murat’ın neden yalan söylediğini anlamaya çalışırken oğlum devam etti:
“Anne, babam o gece yalnız değildi. Evde başka biri daha vardı.”
Kim olduğunu sorduğumda Emir kapıya baktı ve korkuyla fısıldadı: