Ancak iki yöneticinin öğrencileri korumaya yönelik yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeniyle çocukları tehlikeye attıkları ve zarara uğrattıkları değerlendirmesi yapıldı.
ÖĞRETMENİN ÖĞRENCİLERİ UYARMADAN KAÇTIĞI TESPİT EDİLDİ
Soruşturma izni verilen isimler arasında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni A.T. de bulunuyor.
Kaymakamlığın kararına göre A.T., saldırı sırasında görevli olduğu 5/G sınıfında silah seslerini duyduktan sonra sınıfın kapısını aralayarak seslerin geldiği yöne baktı.
Silahlı saldırı yaşandığını anlamasının ardından öğrencilerine herhangi bir uyarıda bulunmadan veya onları korumaya yönelik bir girişimde bulunmadan zemin kata doğru koştu.
Öğretmenin ifadesinde de bu durumu doğruladığı belirtildi.
Kararda, Öğretmenlik Meslek Kanunu'nda öğretmenlerin öğrencileri eğitim ortamındaki olumsuz davranışlardan korumak için çaba göstermesi gerektiğine ilişkin hüküm hatırlatıldı.
5/G sınıfındaki öğrencilerin yaşları nedeniyle silahlı saldırı karşısında kendi güvenliklerini sağlayabilecek durumda olmadıkları vurgulandı.
Bu nedenle A.T.'nin davranışlarının Türk Ceza Kanunu'nun 97. maddesinde düzenlenen "terk suçu"nu oluşturup oluşturmadığının adli makamlarca değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
ÖĞRENCİLER SALDIRIDAN İKİ AY ÖNCE UYARMIŞ
Ön inceleme kararında en dikkat çekici tespitlerden biri de rehber öğretmen E.İ. hakkında yapıldı.
Saldırıyı gerçekleştiren İsa Aras Mersinli'nin şiddet eğilimi gösterdiğinin, aynı sınıfta eğitim gören öğrenciler tarafından saldırıdan yaklaşık iki ay önce rehber öğretmene iletildiği belirlendi.
Öğrencilerin bu bilgileri rehber öğretmene ayaküstü gerçekleşen bir konuşma sırasında aktardıkları belirtildi.