SENİ 20 YILDIR ARIYORUZ

“Hayır,” dedi. “Bu… yıllardır aranan bir parça.”

Hemen telefonu alıp birini aradı.

“Bulduk. Kolye burada.”

İçimde bir huzursuzluk yükseldi.

“Kimi arıyorsunuz?”

Bana baktı. Gözlerinde korku ve saygı karışımı bir ifade vardı.

“Efendi sizi yirmi yıldır arıyor.”

Tam ne demek istediğini soracaktım ki, arka kapı açıldı.

İçeri giren adamı görünce nefesim kesildi.

Uzun boylu, şık giyimli, keskin bakışlı bir adamdı. Yaşı kırklarının sonlarında olmalıydı ama duruşunda tuhaf bir zamansızlık vardı. Sanki yıllar ona dokunmamıştı.

Gözleri doğrudan kolyeye kilitlendi.

Sonra bana.

“Sonunda…” dedi alçak bir sesle. “Seni bulduk.”

“Ben kimseye saklanmadım,” dedim gerilerek. “Sadece kolyeyi satmaya geldim.”

Adam yavaşça yaklaştı. Kolyeyi eline aldı ama bana dokunmadı.

“Bu kolye… bir miras,” dedi. “Ama sandığın gibi bir miras değil.”

“Ne demek istiyorsunuz?”
Reklamlar