Doktor başını salladı.
— Evet. Fakat bu çok riskli bir durum. Bebeğin bulunduğu yer nedeniyle doğum şekliniz normal olmayacak. Sizi ve bebeği kaybetmemek için çok dikkatli hareket etmemiz gerekiyor.
O an gözlerimden yaşlar boşandı. Dokuz ay boyunca hissettiğim her hareket gerçekmiş. Bebeğim gerçekten benimleydi.
Ameliyat günü geldiğinde korkudan titriyordum. Eşim elimi tuttu.
— Yıllarca bekledin, dedi. Şimdi onun için güçlü ol.
Gözlerimi kapattım ve ilk kez içimdeki korkudan daha büyük bir şey hissettim: umut.
Saatler sonra ameliyathanenin kapısı açıldı. Genç doktor yüzünde yorgun ama sıcak bir gülümsemeyle çıktı.
— Anne ve bebek iyi.
O iki kelimeyi duyduğum anda ağlamaya başladım.
Bir süre sonra bebeğimi kucağıma verdiler. Minicik elleri vardı. Yüzüne baktığımda dokuz ay boyunca kurduğum bütün hayaller gözümün önünden geçti.
Onu göğsüme bastırıp fısıldadım:
— Seni beklemekten hiç vazgeçmedim.
Eşim yanıma oturdu. Gözleri doluydu.
— Adını ne koyacağız? diye sordu.
Bebeğimin yüzüne baktım. Sonra gülümsedim.