Garson şaşkınlıkla, “Yemekten önce mi?” diye sordu.
Annem gülümsedi.
“Doğum günleri bunun için var.”
Tatlıdan ilk lokmasını aldıktan sonra gözlerini kapattı.
“Hâlâ güzel mi?” diye sordum.
“Hatırladığımdan bile güzel.”
Sonra çevresine bakıp uzun zamandır duymayı beklediğim bir şey söyledi:
“Belki yeniden daha sık dışarı çıkmalıyım.”
Tam o sırada yan masadaki bir kadının anneme baktığını fark ettim. Bakışları annemin yüzünden önündeki tiramisuya kayıyordu.
Ardından herkesin duyabileceği bir sesle:
“Belki bu sefer tatlıyı yemeseniz daha iyi olur,” dedi.
Restorandaki neşeli hava bir anda değişti.
Annemin yüzündeki gülümseme kayboldu.
Çantasına uzandı.