Restorandaki herkes güldü.
En çok da annem.
Ama bu kez başkalarını rahatlatmak için gülmüyordu. Gerçekten mutluydu.
Eve dönerken birkaç dakika sessiz kaldı.
Sonra bana baktı.
“Defne?”
“Efendim anne?”
“Daha önce söylediğim şeyi gerçekten yapacağım.”
“Neyi?”
“Daha sık dışarı çıkacağım.”
Gülümsedim.
“Bunu duymayı çok istiyordum.”
Annem camdan dışarı baktı ve huzurla gülümsedi.
“Ben de yeniden bunu istemeyi özlemişim.”
O akşam annem yalnızca 65. yaş gününü kutlamadı. Başkalarının düşüncesiz yorumları yüzünden yıllardır geri çekildiği sosyal hayatına yeniden adım attı. Üstelik kırk yıl önce cesaret verdiği bir insanın, onun iyiliğini hiç unutmadığını öğrendi.
Bazen yıllar önce söylediğimiz küçücük bir destek cümlesi, bir insanın hayatında tahmin edemeyeceğimiz kadar büyük bir iz bırakabilir. Ve bazen özgüvenimizi yeniden kazanmak için ihtiyacımız olan şey, başkalarının bizi nasıl gördüğünü değiştirmek değil; kendi değerimizi onların sözlerinden bağımsız olarak yeniden hatırlamaktır.