Cemal’in yüzündeki rahatlamayı görünce bir an duraksadı.
“Yalnız…” dedi.
Cemal hemen doğruldu.
“Yalnız ne?”
Doktor başını hafifçe çevirdi.
“Bebeklerden biri diğerlerinden oldukça farklı.”
Bu söz Cemal’in içine açıklayamadığı bir korku düşürdü.
“Hasta mı?”
“Hayır. En azından şimdilik hasta olduğunu gösteren hiçbir şey yok. Ama onu gördüğünüzde ne demek istediğimi anlayacaksınız.”
Cemal birkaç dakika sonra yeni doğan yoğun bakım ünitesine götürüldü.
Camın arkasında yan yana dizilmiş küçücük kuvözler vardı. İlk bebek pembe yanaklı minicik bir kızdı. İkincisi erkekti. Üçüncüsü yine kız…
Cemal her birine bakarken gözleri doluyordu.
Sonra onuncu kuvözün önünde durdu.
Ve nefesi kesildi.
Diğer dokuz bebeğin saçları koyu renkliydi. Onuncu bebeğin ise başını kaplayan olağanüstü yoğunlukta, neredeyse beyaza yakın açık renk saçları vardı.
Ama asıl farklılık bu değildi.
Bebek gözlerini açtı.