annemiz bebeğimizi dünyaya getirdi

Seda telefona cevap vermedi. Dördüncü aramada Kerem’in yüz ifadesi tamamen değişmişti. Artık sadece korku değil, öfke vardı. Evliliğimizde sadece birkaç kez gördüğüm türden bir öfke. Bir havlu kapıp Lara’yı küvetten çıkardı. “Hastaneye gidiyoruz.”

Hastaneye geri koştuk. Resepsiyondaki gergin açıklamalardan sonra bizi çocuk bölümüne aldılar. Tanımadığım bir doktor içeri girdi. Ben her hareketini izleyecek kadar yakınında dururken Lara’yı dikkatle muayene etti. Ateşini, nefesini ve o dikiş izini kontrol etti. Bir kez başını salladı; bu nedense çığlık atma isteği uyandırdı bende.

Sonunda geri çekildi. “Durumu stabil. İşlem başarılı olmuş.” Ona dik dik baktım. “Ne işlemi?” Ellerini birleştirdi. “Doğum sırasında düzeltilmesi gereken bir sorun tespit edildi. Enfeksiyonun doku derinliklerine yayılmasını önlemek için acil müdahale gerekiyordu. Küçük bir cerrahi düzeltme yapıldı.”

“Enfeksiyon mu?” Kerem’e baktım. Kerem öne çıktı. “Ve kimse bize haber vermeyi ya da izin almayı düşünmedi mi?” Doktor duraksadı. “Onay alındı.” İçimdeki her şey dondu. “Kimden?” “Benden.”

Kerem de ben de arkamıza döndük. Seda kapı eşiğinde duruyordu; solgun ve bitkin görünüyordu. Mesajları görür görmez üzerine bir şeyler geçirip gelmiş gibiydi. “Ne yapacağımı bilemedim,” dedi hızla. “Bekleyemeyeceğini söylediler.” Sanki suyun altındaymışım gibi hissediyordum. “Sen mi imzaladın?” Gözleri doldu. “Enfeksiyonun omuriliğine yayılabileceğini söylediler. Sizin bekleme odasında olmadığınızı, size ulaşmaya çalıştıklarını belirttiler.”
Reklamlar