Söz, teklife geldiğinde genç kadın teklifin içine düştü: Aşk yoktu, ama açlığı, borçları ve geceyi karnı doymadan geçirme endişesini unutma vaadi vardı. Yaşlı adam için ise bu evlilik, statüsünü pekiştirecek görkemli bir güç simgesiydi.
Düğün, adeta bir masaldı; altın işlemeli tül, sayısız gül demeti ve ışıklarla süslü salon… Politikacılar, iş insanları ve asil aileler bir arada, en nadide yiyecek ve içeceklerle donatılmış masalarda sohbet ediyordu. Genç gelin, bir gölgeden ışığa çıkmış gibi hissetti kendini.
Ancak gece, masaldan düşüverdi. Gelin, davetliler çekildiğinde yorgun adımlarla odasına yöneldi; bornozunu değiştirmek için banyoya girdi. Dönünce karşılaştığı manzara, tüm hayatını bir anda değiştirecek cinstendi: Yaşlı adam yerde, hareketsiz yatıyordu.