Çığlığı o kadar yüksekti ki hizmetçiler ve bekçiler bir anda içeri doluştu. Kaos, ardından doktorlar geldi. Kısa ve yıkıcı bir teşhis: Kalp krizinden ölmüştü.
O gece, genç kadın önce zengin bir eşin ünvanını kazandı, sonra mirasçısı olduğu bir sarayın sessiz bekçisi haline geldi. Ama servetin parıltısı, insanların kulaktan kulağa yaydığı karanlık şüphelerle gölgelendi — “Acaba onun ölümünde gelinin parmağı var mı?” diye dedikodu başladı.
Böylece hayatı, lükse, yalnızlığa, şüpheye ve tartışmaların gölgesine teslim oldu.