Bit pazarında kayıp kızımın bilekliğini bulmamla

Kaçıyor! Arka tarafa yöneldi!" diye bağırdı polis memuru omzundaki telsize. Kapıdaki sivil polisler beni hızla kenara çekip silahlarını çıkararak evin içine daldılar. Dışarıdaki resmi üniformalı memurlar da koşarak arka bahçeye doğru yöneldi.

Ben olduğum yerde, kapı eşiğinde dizlerimin üzerine çökmüştüm. On yıl... Koca bir on yıl boyunca, her gece koynuna girdiğim, teselli bulduğum, kızım için birlikte gözyaşı döktüğüm adam meğer onu benden koparan canavarın ta kendisiymiş. Kulaklarımda boğuk bağırışlar, telsiz sesleri ve kırılan eşyaların gürültüsü yankılanıyordu. Birkaç dakika sonra, Orhan'ı elleri arkadan kelepçeli bir halde, iki iri yarı polisin arasında sürüklenerek evden çıkarırlarken gördüm. Yüzünde ne bir pişmanlık ne de bir şaşkınlık vardı. Bana bakarken gözlerinde sadece saf bir nefret okunuyordu.
Reklamlar