Burak ile 5 yıllık evliydik

Fakat son aylarda Burak’ta garip haller başladı. Eve sürekli yorgun geliyor, benimle tek kelime etmeden direkt yatmaya gidiyordu. En tuhafı ise telefonunu asla ortada bırakmamasıydı; banyoya bile telefonuyla girer olmuştu. Eşime “Bir sorun mu var, benden çok uzaklaştın” dediğimde, “İş stresi hayatım, Cansu da çok bunaldı zaten, ofisi ayakta tutmaya çalışıyoruz üstüme gelme” diyerek beni tersliyordu.

Bir gece aniden “Ofiste su borusu patlamış, Cansu perişan halde tek başına, gidip yardım etmem lazım” diyerek gecenin 2’sinde apar topar evden fırladı. İçime inanılmaz bir şüphe düştü ama kendime kızıp susturmaya çalıştım. Ertesi gün Burak duştayken, ceketini kuru temizlemeye vermek için ceplerini boşaltıyordum. Cebinin derinliklerinden lüks bir mücevher mağazasına ait yüklü bir fatura çıktı. Doğum günüm ya da evlilik yıldönümümüz falan değildi. Faturanın arasına sıkıştırılmış ufak bir hediye notu vardı. Ellerim titreyerek kağıdı açtım ve okuduğum o kısacık notla beynimden vurulmuşa döndüm. Nefes alamıyordum… Notta el yazısıyla tam olarak şu yazıyordu: “Sensiz geçen her saniye bana zehir. O güzel boynuna bu pırlantadan başkası yakışmazdı sevgilim…”
Reklamlar