söyledim. O ise şaşkınlık içinde kendini açıklamaya çalışıyordu.
Ama ben dinlemiyordum.
O gece öfkemle onu evden kovdum.
Arkadaşım giderken gözleri dolmuştu.
“Sana sadece yardım etmeye çalışıyordum,” dedi sessizce.
Kapı kapandığında içimde tuhaf bir boşluk hissettim ama geri adım atacak kadar sakin değildim.
Sonraki günlerde eşimle aramız da bozulmaya başladı. Bana kırılmıştı. Arkadaşımı haksız yere suçladığımı söylüyordu. Ben ise onu savunmasını kabullenemiyordum. Tartışmalarımız büyüdü, sessizlikler uzadı.
Bir zamanlar neşeyle dolan evimiz artık soğuk ve gergindi.
Ve en kötüsü de şuydu:
Aradan aylar geçmesine rağmen, o gece gerçekten neyi kaybettiğimi hâlâ düşünüyordum. Belki bir dostu… Belki eşimin bana olan güvenini… Belki de ikisini birden.