"Kaan," dedi sakin ama sert bir sesle, "annen bana her şeyi anlattı. Sonra gelinim de anlattı. Ama ben yine de inanmak istemedim."
Kaan boğazını temizledi.
"Baba... mesele sandığın gibi değil."
Hasan Bey elini kaldırarak sözünü kesti.
"Sus. Daha tek kelime etme."
Evde derin bir sessizlik oluştu.
İkiz kızlarımız salondaki beşiklerinde mışıl mışıl uyuyordu.
Hasan Bey beşiklere baktı.
"Sen bunların doğumunda neredeydin?"
Kaan cevap veremedi.
"Soruyorum sana."
"...Tatildeydim."
"Bir daha yüksek sesle söyle."
"Arkadaşlarımla tatildeydim."
Hasan Bey başını öne eğdi.
"Ben sen doğarken hastanenin koridorunda yirmi saat bekledim. Doktor bana 'Anneni kaybedebiliriz.' dediğinde dizlerimin bağı çözülmüştü. Sen ise karının en zor gününde kokteyl içmeyi seçtin."