Kayınvalidesi eline bir sopa alıp ona ders vermek için

Ahmet cevap vermedi.

Elif’i kucağına aldı.

“Hemen ambulans çağır!”

Dakikalar içinde sokak ambulans ışıklarıyla doldu. Komşular kapının önünde fısıldaşıyordu.

“Daha evleneli bir gün oldu, kayınvalide gelini şimdiden terbiye etmeye başlamış.”

Fatma Hanım onların sözlerini duydu.

Ama kendini savunacak tek kelime bulamadı.

Hastanede doktorlar Elif’i hemen acil servise aldılar.

Ahmet dışarıda oturuyordu, elleri titriyordu.

“Bu benim suçum… Neden uyanmadığını hiç sormadım…”

Annesi yanında ağlıyordu.

“Ben onun tembel olduğunu sandım…”

Ahmet hayatında ilk kez annesine sert bir şekilde döndü.

“Tembel mi? Her gün seninle birlikte temizlik yapmak için erkenden kalkıyordu. Aylardır bitkin haldeydi. Bir kez olsun iyi olup olmadığını sordun mu?”

O sırada doktor dışarı çıktı.

“Eşi kim?”

“Benim,” dedi Ahmet hemen ayağa kalkarak.

Doktor derin bir nefes aldı.

“Ciddi miktarda kan kaybetmiş. Ve…”

Ahmet’in elleri titremeye başladı.

“Ve ne?”

“Hamile.”
Reklamlar