Ceylin ise o olaydan sonra çalışma masasının üzerine küçük bir fotoğraf yerleştirdi.
Fotoğrafta Neriman, hastalığından iyileşen eşiyle birlikte gülümsüyordu.
Arkasında yaşlı kadının el yazısıyla yazılmış bir not vardı:
"Sevgili Ceylin, bana yalnızca hakkımı geri vermedin. Yıllardır kaybettiğim güvenimi de geri kazandırdın."
Ceylin o notu her sabah okuyordu.
Çünkü o gün, yol kenarında elleri kelepçeliyken sorduğu sorunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlamıştı.
"Beni tanısaydınız ne olacaktı?"
Artık bu sorunun cevabını çok iyi biliyordu.
İnsanların adalet görebilmek için güçlü, zengin veya önemli biri olduğunu kanıtlamak zorunda kaldığı bir yerde gerçek adaletten söz edilemezdi.
Çünkü adalet, bir insanın cebinden çıkan kimliğe göre değil, yalnızca insan olduğu için sahip olduğu haklara göre uygulanmalıydı.