Ondan sonra hayat, yaşamak olmaktan çıkıp rutine dönüştü.
Çalıştım, eve geldim, dondurulmuş yemekleri ısıttım ve sessizlik içinde yedim.
Arkadaşlarım hâlimi hatırımı sordu.
Kız kardeşim her hafta aradı.
Hiçbiri içimdeki boşluğu dolduramadı.
Ece’nin çizimlerini sararıp solana kadar buzdolabının üzerinde tuttum.
Atmaya elim varmadı.
Bir daha baba olacağıma hiç inanmadım.
O yanım, onlarla birlikte gömülmüş gibiydi.