Kağıdın üzerinde en büyük kızım Sarah’nın düzgün el yazısı duruyordu. Satırlar gözlerimin önünde bulanıklaştı, fakat sözcükler yüreğime birer birer kazındı: "Anne, çok özür dileriz. Hiçbirimiz eve gelemedik çünkü altımız da aynı yerdeyiz. Lütfen memur beyle birlikte gel, seni bekliyoruz."
Gözyaşlarımın arasından polise baktım. Yüzünde haber bültenlerindeki o soğuk ifade yoktu; aksine, gözlerinde sıcacık bir tebessüm belirdi. "Sizi götürmemi istediler, efendim. Lütfen ceketinizi alın," dedi yumuşak bir sesle. Titreyen ellerimle mantomu giydim. İçimdeki belirsiz korku ile cılız umut birbirine karışmıştı. Yıllarca tek başıma omuzladığım o ağır yük, devriye arabasına bindiğimde göğsümü yeniden sıkıştırmaya başladı.
Satırlar gözlerimin önünde bulanıklaştı...
Milli futbolcumuz Kerem Aktürkoğlu
Evde Limon Çekirdeklerini Yeniden Kullan