Bu filmdeki partneriniz Belgin Doruk’la birlikte yaklaşık 15 filmde daha birlikte yer aldınız.
Evet, enteresandır. Belgin ile ben bu rolde birbirimize çok yakıştık. Zaten bu çok önemli. Yani bir filmdeki başrol oynayan erkek ve kadının birbirine bir aşk içine giriyorlarsa yakışması lazım. Star sistemi de olduğu için öyle bir hale geldik ki, çok enteresan senaryoya gerek yok. Biz Belgin’le sandala binelim, ben kürek çekeyim, ona bakayım, onunla mum ışığında yemek yiyelim, kalkalım dans edelim, ben ona şiirler söyleyeyim, bu halkın çok hoşuna gidiyordu. Halk kendini bizim yerimize koyup çok mutlu oluyordu. Ne güzel günlerdi.
Böylelikle aşkı anlatmış oldunuz seyirciye.
Evet, tabii. Biz Belgin ile 15 film yaptık. Bu arada da tabii kadın seyirciler tarafından bir anons çıkarıldı; “Aşkı öğreten adam.”
Bugün düşündüğünüzde Belgin Hanımla anılarınızda kalan ilk aklınıza gelen nedir mesela?
Çok iyi niyetli, çok disiplinliydi. Güzel bir kadındı. Arabayla geçer, onu evinden alırdık sabahları. Bir tek gün evinin kapısında onu beklemedik. Hep elinde çanta o bizi bekliyordu. Bu ne güzel bir disiplin, bu ne güzel bir saygıdır.