TA Kİ KOMODİNİN ÇEKMECESİNDE SAKLADIĞI ŞEYİ...

Belgenin açıklama kısmında, “Eşim hayatı boyunca benim yükümü taşıdı. Bir gün benim için daha fazlasını yapamayacak hale gelirse, onun kendisini suçlamasına izin vermeyin,” yazıyordu.

Gözlerim doldu.

Demek ki Rauf, benim bugün geldiğim noktayı yıllar önce düşünmüştü.

Ama mektup hâlâ bitmemişti.

Sayfaları çevirdikçe yazdıkları daha da kişisel hale geliyordu. Evliliğimizin ilk yıllarından, Nehir’in doğduğu günden ve benim onunla geçirdiğim zor zamanlardan söz etmişti. Her satırda benim hatırlamadığım küçük ayrıntıları bile hatırladığını görüyordum. Bir keresinde maaşımızın yetmediği bir ayda kendi istediği bir şeyi almaktan vazgeçtiğimi bile yazmıştı.

Son sayfaya geldiğimde ise cümleler beni olduğum yerde dondurdu.

“Sen beni bırakmaktan korkacaksın,” diye yazmıştı. “Ama seni asıl bırakmaktan korkan benim.”

Mektubu okurken gözyaşlarım kâğıdın üzerine düşüyordu.
Reklamlar