Zarfın üzerinde rahmetli kocamın el yazısı vardı.
Tam açacakken Emir bileğimi tuttu.
"Önce bilmeniz gereken başka bir şey var. Yarın sabah bu eve gelip sizi buradan çıkarmaya çalışacaklar."
Şaşkınlıkla yüzüne baktım.
"Kim?"
"Kocanızın kardeşi!"
Kaynım Selçuk'la yıllardır konuşmuyordum. Kocam öldükten sonra bahçemizi satmam için defalarca baskı yapmıştı.
Emir, Selçuk'un köyün çevresindeki arazileri satın alan yabancı bir şirketle anlaştığını anlattı. Benim ceviz bahçem ise şirketin almak istediği arazilerin tam ortasındaydı.
"Selçuk amcam, evinizin tapusunun geçersiz olduğunu iddia edecek. Kocanızın mirasını paylaşmadığını söyleyerek dava açmaya hazırlanıyor."
"Seninle evlenmem bunu nasıl engelleyecek?"
Emir derin bir nefes aldı.
"Annem, babamın yıllar önce hazırladığı bazı belgelerin sizin hakkınızı koruyabileceğini söyledi. Ama bunları bulmak için önce size güvenmem gerekiyordu."
Ona inanıp inanmayacağımı bilemiyordum.
"Evlenme teklifinin bununla ne ilgisi var?"