KARIM YILLARCA BANA BEŞ ERKEK ÇOCUK VERDİĞİM İÇİN

Gözlerini benden ayırmadan fısıldadı.

“Annemde de aynısı vardı. Ablamda da.”

İlk kez o anda, karımın yüzündeki şeyin hayal kırıklığı olmadığını anladım.

Korkuydu.

Hemşire sakin bir sesle bunun sıradan bir doğum lekesi olabileceğini söyledi. Ama Asude başını hızla iki yana salladı.

“Hayır. Siz bilmiyorsunuz.”

Sonra bebeği sanki elinden düşürecekmiş gibi bana uzattı.

“Doktoru çağırın.”

O kadar paniklemişti ki hemşire hemen dışarı çıktı.

Ben Lalin’i kucağıma aldım. Küçücük yüzü huzurluydu. Gözleri kapalıydı. Nefesi düzenliydi.

“Asude, bana ne anlatmıyorsun?”

Yıllardır birlikte yaşadığım kadın gözlerini kapattı.

Ve bana evliliğimiz boyunca hiç duymadığım bir hikâye anlattı.

Asude’nin kendisinden altı yaş büyük bir ablası varmış.

Adı Bige’ymiş.

Bige on yedi yaşındayken bir sabah okul yolunda bayılmış. Önce kansızlık sanmışlar. Sonra kalbinde doğuştan gelen ciddi bir ritim bozukluğu olduğu ortaya çıkmış.

Aylar süren tedaviden sonra genç yaşta hayatını kaybetmiş.

“Annemde de aynı sorun vardı,” dedi Asude. “Ama onda daha hafifti.”

“Bunu neden bana hiç söylemedin?”

Cevap vermedi.

Sadece ağladı.

Sonra asıl sakladığı şeyi anlattı.

Bige’nin ölümünden sonra ailelerine genetik inceleme önerilmiş. Doktorlar, kadınlarda daha ağır seyredebildiği düşünülen kalıtsal bir kalp rahatsızlığından şüphelenmişler.

Asude henüz on bir yaşındaymış.

Annesi yıllarca ona aynı şeyi söylemiş:

“Bir gün kızın olursa mutlaka doktorlara ailemizi anlat.”

Ben donup kaldım.

“Altı hamilelik boyunca bunu doktorlara söylemedin mi?”

Başını eğdi.

“İlk beşinde erkek olduklarını öğrenince sustum.”

İçimde bir öfke yükseldi.

Yıllarca bana “Beş erkek senin suçun” diye takılan kadın, aslında kız çocuğundan korktuğunu benden saklamıştı.

“Peki o zaman neden sürekli kız istedin?”

Asude bana baktı.

“Çünkü korktuğum şeyin hayatımı yönetmesini istemedim.”

Bu cevaba kızmak istedim.

Ama yüzüne baktığımda yapamadım.

“Bir yanım kızım olsun istiyordu,” dedi. “Bir yanım da kızım olursa onu kaybedeceğime inanıyordu. Her erkek çocukta hem üzülüyor hem rahatlıyordum. Sana kızıyormuş gibi yaptım çünkü gerçeği söylersem senin de benim kadar korkacağını biliyordum.”

Tam o sırada çocuk doktoru içeri girdi
Reklamlar