"Doğru gün gelirse anlayacağımızı söylerdi. Dün Melis, Leyla’nın ne yaptığını Lütfü’ye anlatmış. Lütfü de bize anlattı. Biz de geldik, çünkü aile dediğin böyle yapar." Bana bir zarf uzattı. Zarfa baktım. Üzerinde Caner’in el yazısıyla ismim yazıyordu. "Pınar için." Dizlerimin bağı çözüldü. Leyla yaşlı gözlerle bana baktı. "Anne, babamı tanıyorlarmış." Aynı anda hem güldüm hem ağladım. Mahmut boğazını temizledi. "Kocan her molasında siz kızlarından bahsederdi. Leyla’nın kramponlarını, senin yaban mersinli kreplerini ve bizim karnımız aç olur diye Caner’e her zaman nasıl fazladan sefer tası hazırladığını bilirdik." "Anne, babamı tanıyorlarmış." "Aman Allah’ım," dedim, o anları yeniden yaşayarak. Sonra Mahmut’un bakışları yumuşadı. "Caner hastalandığında, mola odasında kanser masrafları altında ezilen aileler için bir kavanoz başlattı. 'Ben bunun ne hissettirdiğini biliyorsam, boğulan başka aileler de vardır' derdi. Adına 'Devam Et Fonu' demişti." Melek’in annesi başını kaldırdı. Mahmut masaya bir çek bıraktı. "Fonun, ait olduğu yeri bulduğunu düşündük." Mahmut’un bakışları yumuşadı. Melek’in annesi çeke bakakaldı. "Hayır. Bunu kabul edemem." "Evet, edebilirsiniz," dedim kimse konuşmadan önce. "Edebilirsiniz. Çünkü eğer Caner o fonu başlattıysa, tam da sizin gibi aileler için başlatmıştır." Ceyda bana baktı ve daha şiddetli ağlamaya başladı. "Ve eğer bu okul o çocuğun tuvalette saklandığını biliyorduysa," dedim müdüre dönerek, "o zaman bu hikaye bu odada bitmeyecek." "Bunu kabul edemem." Melek, hala güvenemiyormuş gibi şakağındaki peruğa dokundu. Leyla ona gülümsedi. "Farklı olmak, kötü olmak zorunda değil." İşte o an Leyla, kocamla çalışmış olan adama baktı. "Gerçekten saçımı kestim diye mi buraya geldiniz?" Hikmet gözlerini ovuşturdu. "Hayır ufaklık. Lütfü bize senin ne yaptığını anlattığı an, her birimiz aynı şeyi söylediğimiz için geldik." Bana, sonra Leyla’ya baktı. "Bu Caner’in kızı işte." Oda sessizliğe büründü. "Farklı olmak, kötü olmak zorunda değil." Zarfı iki elimle aldım. "Bunu insanların önünde okuyamam." "Bana bıraktığını okuyabilirim," dedi Mahmut. "Sen kendininkini sonra okursun." Boğazını temizledi ve cebinden bir not çıkardı: "Eğer kızlarım benim nasıl bir adam olmaya çalıştığımı unuturlarsa, onlara yanlarında olarak bunu hatırlatın. Leyla her zaman kalbinin sesini dinleyecektir. Pınar ise iyiymiş gibi davranıp her şeyi tek başına sırtlanacaktır. Elinizden geliyorsa hiçbirinin tek başına kalmasına izin vermeyin." Ağzımı kapattım.