"Bana yalan söylemesi," diyerek Burak’a döndüm ve onun titreyen, nasırlı elini sımsıkı tuttum. "Benim hayatımda duyduğum en güzel, en asil yalandı. O benim babam olmak zorunda bile değildi ama her gün, her saniye babam olmayı seçti. Beni doğurmuş olman sana annelik vasfı vermez. Gerçek ebeveynlik kanla, genlerle değil; terle, gözyaşıyla, şefkatle ve uykusuz gecelerle yazılır. Benim babam Burak. Ve sen, hayatıma girmeye çalışan hadsiz, yabancı bir kadından başka hiçbir şey değilsin."
Burak’ın başı hızla kalktı, gözlerindeki o tarifsiz korku yerini devasa bir sevgiye, inanamayışa bıraktı. Sıkıca ellerimi kavradı, sanki bir daha hiç bırakmamak istercesine.
Kadına son bir kez baktım. "Şimdi lütfen defol git. Çünkü babamla kutlamamız gereken çok önemli bir mezuniyetimiz var."